Bir Ezbercinin Romanı Öğretmen

Stok Kodu:
9786051291130
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
415
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2012-11
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
9786051291130
510784
Bir Ezbercinin Romanı Öğretmen
Bir Ezbercinin Romanı Öğretmen
12.00

Uzman eğitimci Prof. Dr. Ziya Selçuk şöyle bir tesbitte bulundu: ‘‘Esas olan öğretmendir. Öğretmenin kalitesidir. İlk önce öğretmenin eğitimi ön planda gelir. Kaliteli ve donanımlı öğretmen çadırda bile eğitim ve öğretimini yapar!..'' şeklindeki açıklamalarıyla Türkiye'de öğretmen yetiştirmenin bir sorun olduğunu açık bir ifadeyle dile getirmiştir. Prof. Dr. Ziya Selçuk'un da altını çizerek analiz ettiği gibi, bu kitapta da vurgulanmak istenen; Türk öğretmeni ‘Türk Ezber Eğitim Sistemi'nin bir sonucudur. Önce öğretmenin iyi donanımlı eğitilmesi esastır. Bu anlamda da en büyük yatırımın Türk öğretmenine yapılması, eğitimde önceliğimiz olmalıdır, diye düşünüyorum. Ancak böylece çağdışı ve bilinçsizce uygulanan bu ‘Ezber Eğitim Sistemi'nin önüne geçilebilir. Okullarımızda başarılı öğrenciler mutlu azınlık, başarısız öğrencilerse mutsuz çoğunluktur. Okulda hep başarıdan bahsederiz. Öğretmenler başarılı öğrenciyi sever. Bu öğrencileri ödüllendirirler. Bu başarılarını överek ve biraz da abartarak göklere çıkarırlar. Başarısız öğrencilerini ise hiç sevmezler. Ancak bir sınıfta 30-40 öğrenci olduğunu varsayalım . Her dönemde bu öğrencilerden sadece %20'sinin çok başarılı ve %30'ununda normal başarılı olduğunu farzedelim... Ya geriye kalan %50'sinin ne olduğunu hiç soran var mı? Yok! Elbette başarıyı öğretmenlerin sevdiği kadar anne babalarda sever. Herkes sever başarıyı. Çünkü başarı mutluluktur, huzurdur, güven verir insana... Ayrıca başarı üretkenliktir. Ancak başarısız öğrencileri ve de insanları hiç kimseler sevmez! Çünkü başarısızlık umutsuzluktur. Güvensizliktir. Tembelliktir. Ancak bir şey var ki o da başarısızlığın nedenleri hiç sorulmaz! Sadece onlar tembel teneke diye toplumdan dışlanırlar, hor görülürler. İnsanlar onlara iş üretmedikleri için güven duymazlar. Bu başarısız insanların, öğrencilerin başarısızlıklarının nedenlerini, niçinlerini ve nasıllarını kimse merak etmez, hiçbir zaman da sormaz. Oysa ki insanlarımızdan ve de öğrencilerimizden başarısız olanların sayıları oldukça yüksektir. Sadece sınıf geçmek başarılı olmak demek değildir. Eğitim öğretimin uzun zaman tünelinde sınıfta kalanlar, sırf öğretmenin şiddetinden okulu terk edenler, azımsanmayacak sayıdadırlar. Bu yığınların soru ve sorularına kimse kulak asmaz, Olsa olsa bu insanlar Aziz Nesin'in %60 dediği aptallardır. Ne demek aptal insan? İşte onlar cahil çoğunluktur! Okul görmeyenler. Okuldan kovulanlar, tembel tenekeler ve başarılı azınlık dediğimiz mutlu insanların hor gördükleri insanlar bunlar. Bugüne dek akla gelmediği için ihmal edilen, soruşturulmayan işte bu başarısız sürü yığınlarının; soru ve sorunlarına bu kitapta yanıt arayacağız... Belki de işinde başarısız, okulda başarısız bu mutsuz çoğunluğun da ilgiye, bilgiye ve sevgiye ihtiyaçları olabilceğini birlikte göreceğiz.

Uzman eğitimci Prof. Dr. Ziya Selçuk şöyle bir tesbitte bulundu: ‘‘Esas olan öğretmendir. Öğretmenin kalitesidir. İlk önce öğretmenin eğitimi ön planda gelir. Kaliteli ve donanımlı öğretmen çadırda bile eğitim ve öğretimini yapar!..'' şeklindeki açıklamalarıyla Türkiye'de öğretmen yetiştirmenin bir sorun olduğunu açık bir ifadeyle dile getirmiştir. Prof. Dr. Ziya Selçuk'un da altını çizerek analiz ettiği gibi, bu kitapta da vurgulanmak istenen; Türk öğretmeni ‘Türk Ezber Eğitim Sistemi'nin bir sonucudur. Önce öğretmenin iyi donanımlı eğitilmesi esastır. Bu anlamda da en büyük yatırımın Türk öğretmenine yapılması, eğitimde önceliğimiz olmalıdır, diye düşünüyorum. Ancak böylece çağdışı ve bilinçsizce uygulanan bu ‘Ezber Eğitim Sistemi'nin önüne geçilebilir. Okullarımızda başarılı öğrenciler mutlu azınlık, başarısız öğrencilerse mutsuz çoğunluktur. Okulda hep başarıdan bahsederiz. Öğretmenler başarılı öğrenciyi sever. Bu öğrencileri ödüllendirirler. Bu başarılarını överek ve biraz da abartarak göklere çıkarırlar. Başarısız öğrencilerini ise hiç sevmezler. Ancak bir sınıfta 30-40 öğrenci olduğunu varsayalım . Her dönemde bu öğrencilerden sadece %20'sinin çok başarılı ve %30'ununda normal başarılı olduğunu farzedelim... Ya geriye kalan %50'sinin ne olduğunu hiç soran var mı? Yok! Elbette başarıyı öğretmenlerin sevdiği kadar anne babalarda sever. Herkes sever başarıyı. Çünkü başarı mutluluktur, huzurdur, güven verir insana... Ayrıca başarı üretkenliktir. Ancak başarısız öğrencileri ve de insanları hiç kimseler sevmez! Çünkü başarısızlık umutsuzluktur. Güvensizliktir. Tembelliktir. Ancak bir şey var ki o da başarısızlığın nedenleri hiç sorulmaz! Sadece onlar tembel teneke diye toplumdan dışlanırlar, hor görülürler. İnsanlar onlara iş üretmedikleri için güven duymazlar. Bu başarısız insanların, öğrencilerin başarısızlıklarının nedenlerini, niçinlerini ve nasıllarını kimse merak etmez, hiçbir zaman da sormaz. Oysa ki insanlarımızdan ve de öğrencilerimizden başarısız olanların sayıları oldukça yüksektir. Sadece sınıf geçmek başarılı olmak demek değildir. Eğitim öğretimin uzun zaman tünelinde sınıfta kalanlar, sırf öğretmenin şiddetinden okulu terk edenler, azımsanmayacak sayıdadırlar. Bu yığınların soru ve sorularına kimse kulak asmaz, Olsa olsa bu insanlar Aziz Nesin'in %60 dediği aptallardır. Ne demek aptal insan? İşte onlar cahil çoğunluktur! Okul görmeyenler. Okuldan kovulanlar, tembel tenekeler ve başarılı azınlık dediğimiz mutlu insanların hor gördükleri insanlar bunlar. Bugüne dek akla gelmediği için ihmal edilen, soruşturulmayan işte bu başarısız sürü yığınlarının; soru ve sorunlarına bu kitapta yanıt arayacağız... Belki de işinde başarısız, okulda başarısız bu mutsuz çoğunluğun da ilgiye, bilgiye ve sevgiye ihtiyaçları olabilceğini birlikte göreceğiz.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat