Çetrefil

Stok Kodu:
9786051273792
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
240
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2012-01
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
9786051273792
496434
Çetrefil
Çetrefil
15.00
"Geride bıraktıklarım aklıma geliyordu. Ailem, akrabalarım, arkadaşlarım, okulum, geçmişim ve geleceğim.... Oysa ben yaşamımı sevgilerimle ve sevgisizliklerimle terk etmiştim. Bunlar neden benimle birlikte geliyordu? En azından bir deneme. Bir şans... Belki kırılma noktası bulacaktım. Elvedaların merhabalara akan yolunda takozlar bulup onları duvarlara, pencerelere, kapılara fırlatarak bu çetrefil oyunda kendime daha iyi bir ışık alanı oluşturmam bana ne katacak, benden ne götürecekti, meraktaydım. Her şeye hazırdım. Belime kadar suda boğulmaya geldiğim yirmi bir yaşımda boyumu geçen suda boğulmak hiç zoruma gitmezdi." Gitmelerin hüzünlü, gidememelerin kaotik kıskacında varlık hiçlik zigzagları çizen bir yaşamın koşutlukları ve karşıtlıklarıyla çözümlenmesi, dönüşmesi. Yazarın kendi içindeki kapışmasının mantıkdışı devinimi, bilincin bilinçaltına söz geçirme tutkusuyla yoğruluyor ve dilindeki ince alayın okları küçümsenme, anlaşılmama, sevilmeme tahtasına serpiliyor. Elde ise kekre bir tatla nefes alıp verme dinginliği kalıyor.
"Geride bıraktıklarım aklıma geliyordu. Ailem, akrabalarım, arkadaşlarım, okulum, geçmişim ve geleceğim.... Oysa ben yaşamımı sevgilerimle ve sevgisizliklerimle terk etmiştim. Bunlar neden benimle birlikte geliyordu? En azından bir deneme. Bir şans... Belki kırılma noktası bulacaktım. Elvedaların merhabalara akan yolunda takozlar bulup onları duvarlara, pencerelere, kapılara fırlatarak bu çetrefil oyunda kendime daha iyi bir ışık alanı oluşturmam bana ne katacak, benden ne götürecekti, meraktaydım. Her şeye hazırdım. Belime kadar suda boğulmaya geldiğim yirmi bir yaşımda boyumu geçen suda boğulmak hiç zoruma gitmezdi." Gitmelerin hüzünlü, gidememelerin kaotik kıskacında varlık hiçlik zigzagları çizen bir yaşamın koşutlukları ve karşıtlıklarıyla çözümlenmesi, dönüşmesi. Yazarın kendi içindeki kapışmasının mantıkdışı devinimi, bilincin bilinçaltına söz geçirme tutkusuyla yoğruluyor ve dilindeki ince alayın okları küçümsenme, anlaşılmama, sevilmeme tahtasına serpiliyor. Elde ise kekre bir tatla nefes alıp verme dinginliği kalıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat