Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri Çağdaş Dünyanın Yaratılmasında Soylunun ve Köylünün Rolü

Stok Kodu:
9789755333847
Boyut:
13.50x20.00
Sayfa Sayısı:
708
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
9789755333847
502654
Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri
Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri Çağdaş Dünyanın Yaratılmasında Soylunun ve Köylünün Rolü
58.00

Toplumbilimlerinde günümüzde saygın bir duruma gelen "tarihsel sosyoloji" ekolünün ilk kalıcı örneklerinden birini veren Barington Moore'un Diktatörlüğünün ve Demokrasinin Toplumsal kökenleri yapıtı bir "toplumbilim klasiği" sayılmaktadır.

Moore bu yapıtında, çağdaşlaşmaya varan iç yolu incelemektedir. İngiliz Puriten Devrimi, Fransız Devrimi, Amerikan İç Savaşı ile "burjuva devrinırnın oluşturduğu, kökeninde ve özünde şiddetin yattığı birinci yolun, demokratik kapıtalizm" sonucuna ulaştığını ileri sürmektedir.

Çağdaşlaşmaya varan bir başka yolun, "köylü devrimi" ile gerçekleştirilen komünist diktatörlük olduğunu Çin örneğinde göstererek bu yolun feodal güçleri temizlediği ölçüde ileride özgür topluma varabilecek kapıları açtığı görüşündedir.

Üçüncüsünü, ne bir köylü devrimi ne de burjuva devrimi geçiren; çağdaşlaşmaya, aristokrasi ile onun denetimindeki güçsüz bir burjuvazinin, alt sınıflarının devrimi ve Batı emperyalizminin tehdidi karşısında kurduğu "demir ve çavdann evliliği" denen sınıf koalisyonuyla Japonya'nın izleyip, "Asya faşizmi" dediği yolun oluşturulduğunu göstermektedir.
Demokrasiye az çok ulaşıp çağdaşlaşmaya tam olarak ulaşamayan Hindistan ise, bir dördüncü yolun örneğidir. Moore bu örnekte devrime başvurulmayan "barışçı değişme" dediği yolun kitlelere ödetilen ağır bedeli üzerinde durmaktadır.

Etik yargılarından ve eleştirel yaklaşımından hiçbir siyasal düzenin kaçmasma izin vermeyen Barrington Moore, kurulu duzenler hakkında şu saptamada bulunmaktadır: "Kultürel ve toplumsal sürekliliğin açıklama gerektirmediğı düşüncesi... (bunların) her kuşakta, çoğu kez büyük acılarla ve sıkıntılarla yeniden yaratılmasınıın gerektiği gerçeğini gözlerden kaçırmaktadır. Bir değerler sistemini sürdürebilmek ve aktarabilmek için insanlar yumruklanırlar, itilip kakılırlar, tutukevlerine yollanırlar, toplama kamplanna atılırlar, kandırdırlar, rüşvetle satın alınırlar, kahraman yapılırlar, gazete okumaya özendirirler, bir duvar dibine dikiltilip kurşun tanırlar ve hatta bazen onlara sosyoloji öğretilir" (s. 561-562).

Bu Türkçe baskıya, Moore'un yolunu izleyen George Ross, Theda Skocpol, Tony Smith ve Judith Eisenberg Vichniac'ın Barrigton Moore'un Toplumsal Kökenleri ve ötesi: 1960'lardan Günümüze Toplumsal Tarih Çözümlemesi (1998) yazısı eklenmiştir.

Toplumbilimlerinde günümüzde saygın bir duruma gelen "tarihsel sosyoloji" ekolünün ilk kalıcı örneklerinden birini veren Barington Moore'un Diktatörlüğünün ve Demokrasinin Toplumsal kökenleri yapıtı bir "toplumbilim klasiği" sayılmaktadır.

Moore bu yapıtında, çağdaşlaşmaya varan iç yolu incelemektedir. İngiliz Puriten Devrimi, Fransız Devrimi, Amerikan İç Savaşı ile "burjuva devrinırnın oluşturduğu, kökeninde ve özünde şiddetin yattığı birinci yolun, demokratik kapıtalizm" sonucuna ulaştığını ileri sürmektedir.

Çağdaşlaşmaya varan bir başka yolun, "köylü devrimi" ile gerçekleştirilen komünist diktatörlük olduğunu Çin örneğinde göstererek bu yolun feodal güçleri temizlediği ölçüde ileride özgür topluma varabilecek kapıları açtığı görüşündedir.

Üçüncüsünü, ne bir köylü devrimi ne de burjuva devrimi geçiren; çağdaşlaşmaya, aristokrasi ile onun denetimindeki güçsüz bir burjuvazinin, alt sınıflarının devrimi ve Batı emperyalizminin tehdidi karşısında kurduğu "demir ve çavdann evliliği" denen sınıf koalisyonuyla Japonya'nın izleyip, "Asya faşizmi" dediği yolun oluşturulduğunu göstermektedir.
Demokrasiye az çok ulaşıp çağdaşlaşmaya tam olarak ulaşamayan Hindistan ise, bir dördüncü yolun örneğidir. Moore bu örnekte devrime başvurulmayan "barışçı değişme" dediği yolun kitlelere ödetilen ağır bedeli üzerinde durmaktadır.

Etik yargılarından ve eleştirel yaklaşımından hiçbir siyasal düzenin kaçmasma izin vermeyen Barrington Moore, kurulu duzenler hakkında şu saptamada bulunmaktadır: "Kultürel ve toplumsal sürekliliğin açıklama gerektirmediğı düşüncesi... (bunların) her kuşakta, çoğu kez büyük acılarla ve sıkıntılarla yeniden yaratılmasınıın gerektiği gerçeğini gözlerden kaçırmaktadır. Bir değerler sistemini sürdürebilmek ve aktarabilmek için insanlar yumruklanırlar, itilip kakılırlar, tutukevlerine yollanırlar, toplama kamplanna atılırlar, kandırdırlar, rüşvetle satın alınırlar, kahraman yapılırlar, gazete okumaya özendirirler, bir duvar dibine dikiltilip kurşun tanırlar ve hatta bazen onlara sosyoloji öğretilir" (s. 561-562).

Bu Türkçe baskıya, Moore'un yolunu izleyen George Ross, Theda Skocpol, Tony Smith ve Judith Eisenberg Vichniac'ın Barrigton Moore'un Toplumsal Kökenleri ve ötesi: 1960'lardan Günümüze Toplumsal Tarih Çözümlemesi (1998) yazısı eklenmiştir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat