Engin Cezzar'ı Takdimimdir

Stok Kodu:
9786058314979
Boyut:
14.00x23.00
Sayfa Sayısı:
184
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2017-02
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
9786058314979
598153
Engin Cezzar'ı Takdimimdir
Engin Cezzar'ı Takdimimdir
18.00

En­gin ha­yat­ta, al­çak gö­nül­lü, uz bir ki­şi­dir. Hiç bir şe­yi öy­le par­lak dı­şa vur­maz. İçin­den ay dın­la­nır her şey on­da. Sı­cak­lı­ğı, öf­ke­si, ya­ra­tı­cı­lı­ğı hep de­rin­de­dir. Bel­ki, abar­tı­cı­lı­ğı var­sa, de­rin­de­dir. Bir­lik­te, uzun bir sü­re ça­lış­tı­ğım için bi­li­rim, dur­ma­dan ya­ra­tır En­gin. Otu­rur, ko­nu­şur­ken, al­çak gö­nül­lü na­sıl gü­lüm­ser, bil­mem. Ama En­gin al­çak gö­nül­lü gü­lüm­ser. Böy­le gü­lüm­se­mek En­gin'e ver­gi­dir. Ben En­gin'in ya­ra­tı­cı­lı­ğı­nı, us­ta ki­şi­li­ği­ni Ke­şan­lı Ali Des­ta­nı'nda gör­düm. On­dan ön­ce bu al­çak gö­nül­lü us­ta­nın ya­ra­tı­cı­lı­ğı­na var­ma­mış­tım. Ke­şan­lı Ali tür­lü duy­gu­lar için­de bo­ca­la­yan bir ki­şi­yi bü­tün can­lı­lı­ğıy­la ya­rat­mış­tı. Ke­şan­lı Ali'yi gör­dük­ten son­ra En­gin'e sor­muş­tum: “Ne ka­dar ha­pis­te kal­dın” di­ye. “Kal­ma­dım” de­yin­ce şa­şır­mış­tım. Ner­den ta­nı­mış da Ke­şan­lı Ali'yi bu ka­dar iyi can­lan­dır­mış­tı. Na­sıl ya­şı­yor­du En­gin Ke­şan­lı'yı ina­nıl­maz. Ben sa­na­tın ya­şan­mı­şın­dan ya­na­yım. Ya­şan­ma­mış­sa o ka­dar pa­buç bı­rak­mam. Ama bir En­gin kar­şı­ma çı­kı­yor, bir Ke­şan­lı Ali ya­ra­tı­yor­du ki, bu işin için­de bir iş var de­dir­ti­yor­du ba­na. Bu al­çak gö­nül­lü ada­mın ken­di­ne gö­re bir sa­nat gi­zi, bir sa­nat gü­cü var­dı ama ben çı­ka­ra­mı­yor­dum. Bel­ki ak­tör­lük sa­na­tı­nı bil­me­di­ğim­den­di. Ama En­gin Cez­zar'ı ya­kın­dan bi­li­yor­dum. En­gin Cez­zar o al­çak gö­nül­lü ha­liy­le ben­ce ha­ya­tı, bü­tün yö­re­le­riy­le, giz­li giz­li ya­şı­yor­dur. Bu ge­ce bir sa­nat­çı­nın ne ya­pa­ca­ğı hiç bel­li ol­maz. Top­ra­ğa ta­şa, in­san­la­ra ça­buk iş­le­yen bir ba­kı­şı var­dır sa­nat­çı so­yu­nun. En­gin'in­ki da­ha ça­buk ol­ma­sın... Bir köy an­lat­mış­tı ba­na En­gin. Ki­lis'in bir kö­yüy­dü her hal­de. Ke­pir taş­lı bir köy. Ku­rak. Aca­ip bir köy kal­dı ak­lım­da. Si­lah­lar, dost­luk­lar var şim­di ak­lım­da, o köy­den. Bir de ba­na öy­le gel­miş­ti ki o za­man, En­gin san­ki bu köy­lüy­dü. Hal­bu­ki an­cak iki yıl ya­şa­mış­tı o köy­de... De­mek ki al­çak gö­nül­lü gü­len En­gin yo­ğun ya­şı­yor­du ha­ya­tı... Ke­şan­lı'yı ne­re­de ya­şa­mış­tı?

-Yaşar Kemal-

En­gin ha­yat­ta, al­çak gö­nül­lü, uz bir ki­şi­dir. Hiç bir şe­yi öy­le par­lak dı­şa vur­maz. İçin­den ay dın­la­nır her şey on­da. Sı­cak­lı­ğı, öf­ke­si, ya­ra­tı­cı­lı­ğı hep de­rin­de­dir. Bel­ki, abar­tı­cı­lı­ğı var­sa, de­rin­de­dir. Bir­lik­te, uzun bir sü­re ça­lış­tı­ğım için bi­li­rim, dur­ma­dan ya­ra­tır En­gin. Otu­rur, ko­nu­şur­ken, al­çak gö­nül­lü na­sıl gü­lüm­ser, bil­mem. Ama En­gin al­çak gö­nül­lü gü­lüm­ser. Böy­le gü­lüm­se­mek En­gin'e ver­gi­dir. Ben En­gin'in ya­ra­tı­cı­lı­ğı­nı, us­ta ki­şi­li­ği­ni Ke­şan­lı Ali Des­ta­nı'nda gör­düm. On­dan ön­ce bu al­çak gö­nül­lü us­ta­nın ya­ra­tı­cı­lı­ğı­na var­ma­mış­tım. Ke­şan­lı Ali tür­lü duy­gu­lar için­de bo­ca­la­yan bir ki­şi­yi bü­tün can­lı­lı­ğıy­la ya­rat­mış­tı. Ke­şan­lı Ali'yi gör­dük­ten son­ra En­gin'e sor­muş­tum: “Ne ka­dar ha­pis­te kal­dın” di­ye. “Kal­ma­dım” de­yin­ce şa­şır­mış­tım. Ner­den ta­nı­mış da Ke­şan­lı Ali'yi bu ka­dar iyi can­lan­dır­mış­tı. Na­sıl ya­şı­yor­du En­gin Ke­şan­lı'yı ina­nıl­maz. Ben sa­na­tın ya­şan­mı­şın­dan ya­na­yım. Ya­şan­ma­mış­sa o ka­dar pa­buç bı­rak­mam. Ama bir En­gin kar­şı­ma çı­kı­yor, bir Ke­şan­lı Ali ya­ra­tı­yor­du ki, bu işin için­de bir iş var de­dir­ti­yor­du ba­na. Bu al­çak gö­nül­lü ada­mın ken­di­ne gö­re bir sa­nat gi­zi, bir sa­nat gü­cü var­dı ama ben çı­ka­ra­mı­yor­dum. Bel­ki ak­tör­lük sa­na­tı­nı bil­me­di­ğim­den­di. Ama En­gin Cez­zar'ı ya­kın­dan bi­li­yor­dum. En­gin Cez­zar o al­çak gö­nül­lü ha­liy­le ben­ce ha­ya­tı, bü­tün yö­re­le­riy­le, giz­li giz­li ya­şı­yor­dur. Bu ge­ce bir sa­nat­çı­nın ne ya­pa­ca­ğı hiç bel­li ol­maz. Top­ra­ğa ta­şa, in­san­la­ra ça­buk iş­le­yen bir ba­kı­şı var­dır sa­nat­çı so­yu­nun. En­gin'in­ki da­ha ça­buk ol­ma­sın... Bir köy an­lat­mış­tı ba­na En­gin. Ki­lis'in bir kö­yüy­dü her hal­de. Ke­pir taş­lı bir köy. Ku­rak. Aca­ip bir köy kal­dı ak­lım­da. Si­lah­lar, dost­luk­lar var şim­di ak­lım­da, o köy­den. Bir de ba­na öy­le gel­miş­ti ki o za­man, En­gin san­ki bu köy­lüy­dü. Hal­bu­ki an­cak iki yıl ya­şa­mış­tı o köy­de... De­mek ki al­çak gö­nül­lü gü­len En­gin yo­ğun ya­şı­yor­du ha­ya­tı... Ke­şan­lı'yı ne­re­de ya­şa­mış­tı?

-Yaşar Kemal-

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat