Enver İmparatorluğun Son Kurşunu

Stok Kodu:
9789752487062
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
284
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2017-05
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
9789752487062
606861
Enver
Enver İmparatorluğun Son Kurşunu
22.00

Naciye Sultan kocası Enver'le vedalaşırken, muhtemelen “gitme, içimde bir korku var” diye
yalvaracaktır ve bir daha görüşmeleri nasip olmayacaktır. Paşa'nın sonraki hayatı hep soğuk iklimlerde geçmiştir ve özellikle Türkistan dağlarında dizlerine kadar gelen karlar içinde yürürken çokça üşüyecektir. Eşine, çocuklarına, vatanına ve milletine kavuşamamanın derin hüznü ile yine çokça ağlayacaktır da. Binlerce kilometre uzaklarda dağ başlarında idealleri uğruna verdiği kavgadan sağ salim, dönüp dönmeyeceği de belli değildir. Cebinde ümitlerinin yanı sıra taşıdığı bir vasiyetnamesi ve bir de Kur'anı Kerim vardır. Enver Paşa şehadetinden önceki en son iki mektubunda “karaağaçtan” bahsetmiştir. “…bu geceyi yıldızları sayarak oldukça büyük bir karaağacın altında geçiriyorum. Ah! Naciye bilsen şöylece seninle Kuruçeşme'deki sarayımızın köşkünün yukarısındaki karaağacın dibini hatırladım” derken, şehadetinden hemen önce, önceki mektubunun son satırlarını tarihe geçecek şekilde;

“….. Hüda'nın birliğine yavrularımla beraber emanet ederim ruhum efendiciğim. Karaağaca çakımla ismini yazdım” diye bitirmiştir.

Naciye Sultan kocası Enver'le vedalaşırken, muhtemelen “gitme, içimde bir korku var” diye
yalvaracaktır ve bir daha görüşmeleri nasip olmayacaktır. Paşa'nın sonraki hayatı hep soğuk iklimlerde geçmiştir ve özellikle Türkistan dağlarında dizlerine kadar gelen karlar içinde yürürken çokça üşüyecektir. Eşine, çocuklarına, vatanına ve milletine kavuşamamanın derin hüznü ile yine çokça ağlayacaktır da. Binlerce kilometre uzaklarda dağ başlarında idealleri uğruna verdiği kavgadan sağ salim, dönüp dönmeyeceği de belli değildir. Cebinde ümitlerinin yanı sıra taşıdığı bir vasiyetnamesi ve bir de Kur'anı Kerim vardır. Enver Paşa şehadetinden önceki en son iki mektubunda “karaağaçtan” bahsetmiştir. “…bu geceyi yıldızları sayarak oldukça büyük bir karaağacın altında geçiriyorum. Ah! Naciye bilsen şöylece seninle Kuruçeşme'deki sarayımızın köşkünün yukarısındaki karaağacın dibini hatırladım” derken, şehadetinden hemen önce, önceki mektubunun son satırlarını tarihe geçecek şekilde;

“….. Hüda'nın birliğine yavrularımla beraber emanet ederim ruhum efendiciğim. Karaağaca çakımla ismini yazdım” diye bitirmiştir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat