O Güzel İnsanlar O Güzel Atlar Yirminci Yüzyılda Fethiye Kırsalında Yaşam

Stok Kodu:
9789756463437
Boyut:
13.50x19.50
Sayfa Sayısı:
160
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2007
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
9789756463437
443497
O Güzel İnsanlar O Güzel Atlar
O Güzel İnsanlar O Güzel Atlar Yirminci Yüzyılda Fethiye Kırsalında Yaşam
10.00
Kitapta, Yörüklerin şimdiki yaşantıları ve geçmiş yaşantıları karşılaştırılarak, her alanda ve her yerde olduğu gibi Yörük yaşantısında da ne gibi değişimler olduğu, eski dostlukların, örf ve adetlerin ne derece yozlaştığı okuyucuya anlatılmaya çalışılmıştır. Ne zaman yeşil bir otlak görsem, baharın çayıra saldığımız atlarımızın ot yiyişleri gözümün önüne gelir. Sonra Fethiye'ye tepedenbakan Mendos Doğı'nın yetişen dallarıyla sağa sola kanat geren ardıçları, kokulu geyik elmalarını, altında yağmurdan korunduğumuz köknarları, kara ardıçları, dallarından ellilik, kaşık yaptığımız sandalları, alnımızı yapraklarıyla süslediğimiz defneleri, yeşilinde dinlendiğimiz dişbudak ağaçlarını anımsarım. Yok oluşların, keçiye kurban gidişlerin acısını yaşarım. "Bu ağaçlar yok olurken sen hangi cehennemdeydin?" diye kendimi sorgular, yapanlara, devletin maaşlı memuru olup da korumayan orman muhafaza memurlarına, şefleri orman mühendislerine "kargışlar" okurum. Kentlerde otursam da yüreğim, gönlüm dağlardadır. İstedim ki, bu yazdıklarımla yetiştiğim topraklara, kendi insanıma atalarıma, öğretmenlerime karşı borcumu bizar olsun ödemiş olayım. Yok olan ormanların, nesli tükenen yaban hayvanların, harıl harıl akarken kesilen suların acısını -köyüme- her gidişimde yaşarım. Babamın diktiği ağaçların sussuzluktan kuruduğunu görmek içime sızılar saldı. Oysa daha yirmi yıl önce köyümün arkılarında, su etrafına taşarak akardı. Sevincim çocukluğumzda dikip, dibine su verdiğimiz çam fidelerinin koruluğa dönüşmesi. Dikilen, aşılanan zeytinlerin köyümüzü zeytin denizene dönüştürmesi... Dileğim Mendos Dağı'nın, ülkemin tüm dağlarının yeşile dönüşmesi, bayan hayatın, kuşların ağaçların yeniden hayat bulması. Arıklarda suların yine etrafına taşarak çoşkun akması!..
Kitapta, Yörüklerin şimdiki yaşantıları ve geçmiş yaşantıları karşılaştırılarak, her alanda ve her yerde olduğu gibi Yörük yaşantısında da ne gibi değişimler olduğu, eski dostlukların, örf ve adetlerin ne derece yozlaştığı okuyucuya anlatılmaya çalışılmıştır. Ne zaman yeşil bir otlak görsem, baharın çayıra saldığımız atlarımızın ot yiyişleri gözümün önüne gelir. Sonra Fethiye'ye tepedenbakan Mendos Doğı'nın yetişen dallarıyla sağa sola kanat geren ardıçları, kokulu geyik elmalarını, altında yağmurdan korunduğumuz köknarları, kara ardıçları, dallarından ellilik, kaşık yaptığımız sandalları, alnımızı yapraklarıyla süslediğimiz defneleri, yeşilinde dinlendiğimiz dişbudak ağaçlarını anımsarım. Yok oluşların, keçiye kurban gidişlerin acısını yaşarım. "Bu ağaçlar yok olurken sen hangi cehennemdeydin?" diye kendimi sorgular, yapanlara, devletin maaşlı memuru olup da korumayan orman muhafaza memurlarına, şefleri orman mühendislerine "kargışlar" okurum. Kentlerde otursam da yüreğim, gönlüm dağlardadır. İstedim ki, bu yazdıklarımla yetiştiğim topraklara, kendi insanıma atalarıma, öğretmenlerime karşı borcumu bizar olsun ödemiş olayım. Yok olan ormanların, nesli tükenen yaban hayvanların, harıl harıl akarken kesilen suların acısını -köyüme- her gidişimde yaşarım. Babamın diktiği ağaçların sussuzluktan kuruduğunu görmek içime sızılar saldı. Oysa daha yirmi yıl önce köyümün arkılarında, su etrafına taşarak akardı. Sevincim çocukluğumzda dikip, dibine su verdiğimiz çam fidelerinin koruluğa dönüşmesi. Dikilen, aşılanan zeytinlerin köyümüzü zeytin denizene dönüştürmesi... Dileğim Mendos Dağı'nın, ülkemin tüm dağlarının yeşile dönüşmesi, bayan hayatın, kuşların ağaçların yeniden hayat bulması. Arıklarda suların yine etrafına taşarak çoşkun akması!..
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat