İkinci El
"Bugün perşembe. Haftalığını alınca ilk ne yapar insan? İş arkadaşlarına olan borcunu verir değil mi? Ben de öyle yaptım. Yahu bu kadar borç yapılır mı? Elimi sokup çıkarmaktan neredeyse cebim delinecek. Ev kirasını dolabıma kilitlemek oldu ikinci işim. Cumartesi sabahı acentenin adamı damlar. Bir defa da şu kirayı almasa, bağışlasa. İçimde kira korkusu olmadan at yarışı oynardım. Cumartesileri benim yarış günümdür."
Bu kitapta, yıllardır Avustralya'da yaşayan bir sanatçı olan Nihat Ziyalan'ın on bir öyküsü yer alıyor. Şavkar Altınel'in sözleriyle: "Severim Pazartesileri'de yer alan usta işi öyküler Avustralya ile Türkiye'nin, hayatla kurmacanın, acıyla güldürünün oluşturduğu zıt kutupların arasında inanılmaz bir kıvraklıkla gidip gelirken, Türk sinemasının eski 'kötü adamı', İkinci Yeni şairi Nihat Ziyalan da alabildiğine yetenekli bir öykücü olarak zıt bir kimlikle okurun karşısına çıkıyor."
İkinci El
"Bugün perşembe. Haftalığını alınca ilk ne yapar insan? İş arkadaşlarına olan borcunu verir değil mi? Ben de öyle yaptım. Yahu bu kadar borç yapılır mı? Elimi sokup çıkarmaktan neredeyse cebim delinecek. Ev kirasını dolabıma kilitlemek oldu ikinci işim. Cumartesi sabahı acentenin adamı damlar. Bir defa da şu kirayı almasa, bağışlasa. İçimde kira korkusu olmadan at yarışı oynardım. Cumartesileri benim yarış günümdür."
Bu kitapta, yıllardır Avustralya'da yaşayan bir sanatçı olan Nihat Ziyalan'ın on bir öyküsü yer alıyor. Şavkar Altınel'in sözleriyle: "Severim Pazartesileri'de yer alan usta işi öyküler Avustralya ile Türkiye'nin, hayatla kurmacanın, acıyla güldürünün oluşturduğu zıt kutupların arasında inanılmaz bir kıvraklıkla gidip gelirken, Türk sinemasının eski 'kötü adamı', İkinci Yeni şairi Nihat Ziyalan da alabildiğine yetenekli bir öykücü olarak zıt bir kimlikle okurun karşısına çıkıyor."