Türk Tarihinin Kayıp Yılları - Kıbrıs Sorunu

Stok Kodu:
9786051291529
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
272
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2016-01
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
9786051291529
553215
Türk Tarihinin Kayıp Yılları - Kıbrıs Sorunu
Türk Tarihinin Kayıp Yılları - Kıbrıs Sorunu
19.90

Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs'ta kimseye ne bir hak, ne de bir toprak borçlu değildir. Kıbrıs, 1571'de şehit kanıyla, Yunanlılardan değil, Venediklilerden alınan bir vatan parçası. O zaman Yunanistan zaten Osmanlı toprağıdır.

Geçen sürede, bir takım entrikalar, savaş oyunları ve Politikalar ile kendi toprağımız olan Kıbrıs, elimizden alınmak istenmiştir. Hatta Kıbrıs'ta öyle bir noktaya getirilmişizdir ki, kendi malımızı, kendi evimizi işgal etmiş muamelesi görmekteyiz. Senelerdir adada huzursuzluk çıkartan Rumlar, terör estiren Rumlar, Enosis hülyasından başka çözüm kabul etmeyen, en küçük fedakarlığa yanaşmayan yine Rumlar ve arkasındaki Yunanistan ama suçlanan, işgalci olarak nitelenen ise Türkler. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Kıbrıs sorununu politik yolla çözmek için hazırladığı planına, Türkler evet derken, Rumlar hayır, demiştir. Buna rağmen, AB yolculuğunda Türkiye oyalanırken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tüm Kıbrıs'ı temsil etmek üzere AB'ye tam üye yapılmıştır. Kıbrıs'ın Jeopolitik konumu, Kıbrıs'ın güneyinde saptanan zengin doğal gaz rezervleri AB'nin iştahını kabartmış olacaktır ki, bu adaletten uzak, haksız kararı fütursuzca almışlardır.

Ey Avrupalılar, şunu aklınızdan çıkarmayın, KKTC kan dökülerek geri alınmış bir vatan toprağıdır. Er meydanında geri aldığımız bu toprağımızı, birçok defa olduğu gibi yine masa başında asla kaybetmeyeceğiz. Türkiye'nin Kıbrıs'tan vazgeçmesi imkansızdır. Eğer Türkiye, AB'ye tam üye olarak alınmazsa, AB şunu bilmelidir ki, Türkiye'nin gündeminin ilk konusu KKTC ile birleşmek olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs'ta kimseye ne bir hak, ne de bir toprak borçlu değildir. Kıbrıs, 1571'de şehit kanıyla, Yunanlılardan değil, Venediklilerden alınan bir vatan parçası. O zaman Yunanistan zaten Osmanlı toprağıdır.

Geçen sürede, bir takım entrikalar, savaş oyunları ve Politikalar ile kendi toprağımız olan Kıbrıs, elimizden alınmak istenmiştir. Hatta Kıbrıs'ta öyle bir noktaya getirilmişizdir ki, kendi malımızı, kendi evimizi işgal etmiş muamelesi görmekteyiz. Senelerdir adada huzursuzluk çıkartan Rumlar, terör estiren Rumlar, Enosis hülyasından başka çözüm kabul etmeyen, en küçük fedakarlığa yanaşmayan yine Rumlar ve arkasındaki Yunanistan ama suçlanan, işgalci olarak nitelenen ise Türkler. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Kıbrıs sorununu politik yolla çözmek için hazırladığı planına, Türkler evet derken, Rumlar hayır, demiştir. Buna rağmen, AB yolculuğunda Türkiye oyalanırken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tüm Kıbrıs'ı temsil etmek üzere AB'ye tam üye yapılmıştır. Kıbrıs'ın Jeopolitik konumu, Kıbrıs'ın güneyinde saptanan zengin doğal gaz rezervleri AB'nin iştahını kabartmış olacaktır ki, bu adaletten uzak, haksız kararı fütursuzca almışlardır.

Ey Avrupalılar, şunu aklınızdan çıkarmayın, KKTC kan dökülerek geri alınmış bir vatan toprağıdır. Er meydanında geri aldığımız bu toprağımızı, birçok defa olduğu gibi yine masa başında asla kaybetmeyeceğiz. Türkiye'nin Kıbrıs'tan vazgeçmesi imkansızdır. Eğer Türkiye, AB'ye tam üye olarak alınmazsa, AB şunu bilmelidir ki, Türkiye'nin gündeminin ilk konusu KKTC ile birleşmek olacaktır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat