Üç Mesele: İktidar Medya Ergenekon 2007-2008 Pazartesi Mektupları

Stok Kodu:
9786055799007
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
419
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2008-09
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
9786055799007
431896
Üç Mesele: İktidar Medya Ergenekon
Üç Mesele: İktidar Medya Ergenekon 2007-2008 Pazartesi Mektupları
15.00

Bu ülke neredeyse her dönemde kamplaşma süreci yaşadı ve çok ağır faturalar ödedi. Sağcı-solcu çatışmaları askeri darbelere sebep oldu ve Türkiye'nin, onlarca senesini kaybetmesine sebep oldu. Alevi-Sünni kamplaşması toplumu derinden sarstı, bu ülkenin düşmanlarına büyük avantajlar sağladı. Türk-Kürt kavgası onlarca yıldır körükleniyor; kayıpların envanterini tutmak bile mümkün değil. Laik-antilaik kutuplaşması da cinnet sınırını çoktan aşmış durumda. Bu kamplarda mevzileri sağlam tutmak için insanlar öldürüldü; suikastler yapıldı, cenaze törenleri sabote edildi, kirli propagandalarla masum insanlar itham altına alındı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz; olmamalı da. Bir yandan Türkiye'yi uçurum eşiğine getiren yanlışların giderilmesi gerekiyor diğer yandan da özeleştiri kapılarının ardına kadar açılması. Siyasetçiler, işadamları, askerler, sivil toplum kuruluşları, hukukçular... Herkes bir özeleştiri sayfası açarak Türkiye'nin yaşadığı son büyük krizi fırsata dönüştürmenin yollarını aramak zorunda. Peki ya medya?

Bu ülke neredeyse her dönemde kamplaşma süreci yaşadı ve çok ağır faturalar ödedi. Sağcı-solcu çatışmaları askeri darbelere sebep oldu ve Türkiye'nin, onlarca senesini kaybetmesine sebep oldu. Alevi-Sünni kamplaşması toplumu derinden sarstı, bu ülkenin düşmanlarına büyük avantajlar sağladı. Türk-Kürt kavgası onlarca yıldır körükleniyor; kayıpların envanterini tutmak bile mümkün değil. Laik-antilaik kutuplaşması da cinnet sınırını çoktan aşmış durumda. Bu kamplarda mevzileri sağlam tutmak için insanlar öldürüldü; suikastler yapıldı, cenaze törenleri sabote edildi, kirli propagandalarla masum insanlar itham altına alındı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz; olmamalı da. Bir yandan Türkiye'yi uçurum eşiğine getiren yanlışların giderilmesi gerekiyor diğer yandan da özeleştiri kapılarının ardına kadar açılması. Siyasetçiler, işadamları, askerler, sivil toplum kuruluşları, hukukçular... Herkes bir özeleştiri sayfası açarak Türkiye'nin yaşadığı son büyük krizi fırsata dönüştürmenin yollarını aramak zorunda. Peki ya medya?

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat