Zeynüddin Hafi ve Tasavvufi Görüşleri

Stok Kodu:
9789755746036
Boyut:
14.00x21.50
Sayfa Sayısı:
460
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2011
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
9789755746036
520167
Zeynüddin Hafi ve Tasavvufi Görüşleri
Zeynüddin Hafi ve Tasavvufi Görüşleri
25.00
Zeynüddîn-i Hâfî, Sühreverdiyye'ye getirdiği yeni açılım ve ilmî birikimiyle, kendi tasavvufî sistem ve ekolünü oluşturmuş; evrâdından tasavvufa getirdiği orijinal fikirlere varıncaya kadar yaptığı çeşitli katkılarla, kendi ismine izâfe edilen Zeyniyye tarîkatını kurmuş önemli bir mutasavvıftır. Zeynüddîn-i Hâfî, 1356'da Horasan bölgesinin Hâf şehrinde doğmuş; 1435'te, hayatının önemli bir kısmını geçirdiği Herat'ta vefat etmiştir. Hâfî, bu şehirde Kertler döneminin sonlarına, sonra da Timur ve Şahruh'ın hükümdarlık dönemlerine şahit olmuştur. Herat'ın, özellikle ekonomik ve siyasî kaygılardan uzak Şahruh dönemi, Hâfî için çok verimli geçmiştir. Hâfî, ilmi ve saygınlığıyla dönemin hükümdarlarını manevî otoritesi altında tutmuş; tavsiyeleriyle de onların daha âdil davranmalarında yönlendirici olmuştur. Hâfî'nin tasavvuf düşüncesinde nefs terbiyesi ve tezkiyesi çok önemlidir. O, nefsi ibâdetle dizginlemenin önemine işaret eder. Kalbin, dünya ve dünya nimetlerini sevmesinin haram olduğu kanaatinde olan Hâfî, heva ve hevese uymanın da yasak olduğunu, nefsi, içerisinde bulunduğu her türlü bağlılık ve esaretten kurtarmak gerektiğini savunur. Hâfî, gerçek tevhîd düşüncesine ulaşmak için nefse töhmet edilmesinin gereğine inanmaktadır. Bir sûfî, günaha düştüğünü, hizmetçisinin veya üzerine bindiği hayvanının huysuzlanıp isyankâr davranmasından anlayacak kadar ince düşünceli ve nefsiyle hesaplaşma içerisinde olmalıdır.
Zeynüddîn-i Hâfî, Sühreverdiyye'ye getirdiği yeni açılım ve ilmî birikimiyle, kendi tasavvufî sistem ve ekolünü oluşturmuş; evrâdından tasavvufa getirdiği orijinal fikirlere varıncaya kadar yaptığı çeşitli katkılarla, kendi ismine izâfe edilen Zeyniyye tarîkatını kurmuş önemli bir mutasavvıftır. Zeynüddîn-i Hâfî, 1356'da Horasan bölgesinin Hâf şehrinde doğmuş; 1435'te, hayatının önemli bir kısmını geçirdiği Herat'ta vefat etmiştir. Hâfî, bu şehirde Kertler döneminin sonlarına, sonra da Timur ve Şahruh'ın hükümdarlık dönemlerine şahit olmuştur. Herat'ın, özellikle ekonomik ve siyasî kaygılardan uzak Şahruh dönemi, Hâfî için çok verimli geçmiştir. Hâfî, ilmi ve saygınlığıyla dönemin hükümdarlarını manevî otoritesi altında tutmuş; tavsiyeleriyle de onların daha âdil davranmalarında yönlendirici olmuştur. Hâfî'nin tasavvuf düşüncesinde nefs terbiyesi ve tezkiyesi çok önemlidir. O, nefsi ibâdetle dizginlemenin önemine işaret eder. Kalbin, dünya ve dünya nimetlerini sevmesinin haram olduğu kanaatinde olan Hâfî, heva ve hevese uymanın da yasak olduğunu, nefsi, içerisinde bulunduğu her türlü bağlılık ve esaretten kurtarmak gerektiğini savunur. Hâfî, gerçek tevhîd düşüncesine ulaşmak için nefse töhmet edilmesinin gereğine inanmaktadır. Bir sûfî, günaha düştüğünü, hizmetçisinin veya üzerine bindiği hayvanının huysuzlanıp isyankâr davranmasından anlayacak kadar ince düşünceli ve nefsiyle hesaplaşma içerisinde olmalıdır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat